Skip to content

Hidiv Kasrı – Çamlıca Tepesi – Kız Kulesi – Beylerbeyi Turu

Hidiv Kasrı – Çamlıca Tepesi – Kız Kulesi – Beylerbeyi Turu

kızkulesi

Hidiv Kasrı, Çamlıca Tepesi, Kız Kules, Beylerbeyi Sarayı Turu

Sabah 09.00′da okul bahçesinden hareket.halkalı otoban ve 2 köprü üzerinden Hidiv kasrına varış, Panoramic Hidiv Kasrı ve küçük su gezisi ardından Çamlıca Tepesinde fotoÄŸraf molası, Çamlıca tepesinin eteÄŸinde belediye tesislerinde öğlen yemeÄŸi (Mercimek Çorbası, Köfte, garniture patates, 1 ayran ve tatlı (supangile) sonrasında Üsküdar’a hareket.

30′ar kiÅŸilik gruplarla Kız Kulesine geçiÅŸ, Kız Kulesi gezisi ardından otobüste toplanma ve Beylerbeyi Sarayına Hareket, Beylerbeyi Sarayı Gezisi ardından saat 16.00 sıralarında okula hareket, 17.00 sıralarında yeni bir Özge Turizm organizasyonunda buluÅŸmak dileÄŸiyle turumuzu noktalıyoruz.

TUR FİYATINA DAHİL OLAN HİZMETLER

Gidiş-Dönüş ulaşım hizmetleri

Seyahat sağlık sigortası

Rehberlik Hizmetleri ve çevre gezileri

HİDİV KASRI
Hıdiv, Osmanlı’ nın Mısır valilerine verdiÄŸi ünvandır. İstanbul BoÄŸazı’nın Anadolu yakasında bulunan Çubukluda geniÅŸ bir koruluk içindeki Hıdiv Kasrı, bir zamanlar Mısır Hıdivi Abbas Hilmi PaÅŸa’nın köşküdür. 19. yüzyılın sonlarında, genç yaÅŸta Mısır Valisi olan Abbas Hilmi PaÅŸa, Osmanlı devletinden Mısır’daki İngiliz nüfuzunu kırabilmek için destek saÄŸlayabilmek için uzun süreli İstanbul’da kalması gereken genç PaÅŸa, 1903 yılında Çubuklu’da iki ahÅŸap yalı satın alır. Zamanla yalılarının arkasındaki yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alan PaÅŸa, 1907 senesinde İtalyan mimar Delfo Seminati’ye o devrin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındaki bu muhteÅŸem saray yavrusunu yaptırır.

ÇAMLICA TEPESİ
İstanbul Anadolu Yakası Üsküdar ilçesi sınırlarında yer alır. Deniz seviyesinden yüksekliÄŸi 229 m’dir. Tepede yer alan Küçük Çamlıca Korusu ve Sofa, Cihannüma, Topkapı köşklerinden oluÅŸan Küçük Çamlıca Köşkleri, yerli yabancı turistlerin uÄŸrak yeridir.

KIZ KULESİ
Asya ile Avrupa’nın keÅŸiÅŸtiÄŸi noktada yer alan Kızkulesi, bu konumu ile dünyada eÅŸi benzeri olmayan sayılı mimari yapılar arasında yer almaktadır.

GeçmiÅŸi 2500 yıl öncesine dayanan bu küçük kule, İstanbul’un tarihine eÅŸ bir tarihi paylaÅŸmış ve bu kentin yaÅŸadıklarına tanıklık etmiÅŸtir. Bu eÅŸsiz yapı, Antik çaÄŸda baÅŸlayan ve eski Yunan’dan Bizans İmparatorluÄŸu’na oradan Osmanlıya uzanan tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiÅŸtir. İlk olarak Yunan döneminde bir mezara ev sahipliÄŸi yapan bu ada, Bizans Dönemi’nde inÅŸa edilen ek bina ile gümrük istasyonu olarak kullanılmıştır. Osmanlı Dönemi’nde ise gösteri platformundan savunma kalesine, sürgün istasyonundan karantina adasına kadar birçok iÅŸlev yüklenmiÅŸtir. Ancak, yüzyıllardan beri asli görevi olan deniz feneri kimliÄŸi ile yol gösterici iÅŸlevinden hiç vazgeçmeyen Kızkulesi, insanlara, gemilere ve en çok da düşlere rehberlik etmektedir…